Tesla, sıfır karbon emisyonlu araçlar üretme hedefiyle tanınsa da, Teksas’taki Robstown’da bulunan lityum rafinerisi, atık sularında potansiyel olarak tehlikeli maddeler tespit edilmesiyle çevresel bir tartışmanın odağı haline geldi. Yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla faaliyete geçen rafineride gerçekleştirilen bağımsız laboratuvar testleri, atık su örneklerinde bilinen bir kanserojen olan altı değerlikli krom izlerini ortaya koydu. Bu bulgular ışığında, rafineriden günde yaklaşık 875.000 litre atık suyu alan Nueces İlçesi 2 Numaralı Drenaj Bölgesi, atık deşarjının derhal durdurulmasını talep etti.
Akredite bir laboratuvar tarafından yapılan analizler, suyun referans limitlerinin biraz üzerinde altı değerlikli krom ve daha düşük seviyelerde arsenik içerdiğini gösterdi. Bazı değerler içme suyu için izin verilen limitlerin altında olsa da, bu maddelerin deşarj izninde yer almadığı için varlıkları endişe yaratıyor. Ayrıca, su örneklerinde yüksek seviyelerde sodyum ve klorür tespit edildi; bu da suyun tuzluluğunu normalden 20 kat daha fazla artırdı. Bunun yanı sıra, fosfor, amonyak ve stronsiyum gibi su ekosistemini olumsuz etkileyebilecek diğer bileşikler de bulundu.
2025 yılında Teksas Çevre Kalitesi Komisyonu tarafından Tesla’ya deşarj izni verilmişti. 2026 yılında yapılan denetim sonucunda ise, şirketin düzenlemelere uygun hareket ettiği tespit edildi. Ancak, bu atık su sorunları, bölge için kritik bir zamanda yaşanıyor. Rafinerinin yalnızca 26 kilometre doğusunda bulunan Corpus Christi şehri, su kapasitesinin yaklaşık %9’u oranında ciddi bir su kıtlığı ile karşı karşıya. Belediye yetkilileri, eğer durum düzelmezse Eylül 2026’ya kadar acil su kısıtlamaları getirmeyi planlıyor; zira sanayi tesisleri, mevcut durumda şehrin su ihtiyacının %60’ını karşılamakta.