İzmirli Üç Öğrenci, Yapay Zeka ile Femur Kırığı Teşhisinde Küresel İkincilik Elde Etti

İzmirli Üç Öğrenci, Yapay Zeka ile Femur Kırığı Teşhisinde Küresel İkincilik Elde Etti

8 Haziran 2026 | Eğitim İzmir’den üç genç, yaşlı bireylerde sıkça rastlanan femur (uyluk kemiği) kırıklarının erken teşhisini sağlamak amacıyla geliştirdikleri yapay zeka projesi ile dünya ikincisi unvanını kazandı. Bu yenilikçi proje, kemik erimesi ve düşme nedeniyle oluşan kırıkların hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilmesini amaçlıyor.

Fikrin doğuşu, Defne Eser’in dedesinin bir düşme sonucu femur kemiğini kırmasıyla gerçekleşti. Dedesinin durumu, üç arkadaşını harekete geçirdi ve yaşlılarda ve kadınlarda daha yaygın olan bu sağlık sorununa bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Avasküler nekroz gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilecek femur kırıklarının erken teşhisi için yapay zeka tabanlı bir sistem tasarladılar.

Proje kapsamında, hastanelerden temin ettikleri 3000 adet radyografi görüntüsünü kullanarak yapay zekayı eğittiler. Bu sistem, yalnızca belirgin kırıkları değil, aynı zamanda mikro kırıkları da tespit edebilecek bir seviyeye ulaştı. Defne Eser, sistemin çalışma prensibini şu şekilde açıkladı: “Sisteme yüklediğiniz görüntüler analiz edilerek, kırık veya sağlam şeklinde sınıflandırma yapılıyor. Model, doktorlar için başka bir uzman gibi açıklamalar sunuyor.” Mevcut sistemin doğruluk oranı %93 olarak belirlenmiş olup, öğrenciler bu oranı mümkün olan en üst seviyeye, yani %100’e yaklaşmayı hedefliyor.

Geliştirdikleri proje, Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Bilimsel Yaratıcılık Yarışması’nda dünya ikinciliği elde ederek büyük bir başarıya imza attı. Bu derece, Türkiye’den katılan öğrenciler arasında dikkat çekici bir başarı oldu.

Üç genç bilim insanı, projelerinin yalnızca teoride kalmayıp gerçek hayatta da kullanılmasını sağlamak istiyor. Hedefleri, acil servisler ve ortopedi polikliniklerinde doktorlara hızlı ve güvenilir karar desteği sunan bir yardımcı araç haline gelmek. Bu proje, yapay zekanın tıbbi görüntüleme alanındaki potansiyelini sergileyen önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.