Bağdat’ın çevresinde yer alan ve arkeoloji dünyasını uzun yıllardır meşgul eden “Bağdat Pil” hakkındaki yeni bir araştırma, bu gizemli kil küpünün gerçekten bir pil gibi çalışabileceğini tekrar gündeme getirdi. Ancak, bilim insanları, bu düzenekin bir pil olarak kullanıldığına dair somut kanıtların eksikliği nedeniyle hala temkinli bir tutum sergiliyor. Tahmini 2 bin yaşında olan bu antik eser, Alman arkeolog Wilhelm König tarafından 1938 yılında keşfedildiğinde, içindeki bakır silindir ve demir çubukla dikkat çekti. König’in “antik pil” iddiası, modern pillerin keşfinden tam 18 yüzyıl öncesine işaret ettiği için büyük bir tartışma başlattı. Yapılan deneyler, bu düzeneğin asitli bir sıvı eklenerek gerçekten elektrik üretebildiğini doğruladı. Alınan sonuçlara göre, bu küp tek başına 1,4 volt enerji üretebilmekte ve suyun elektrolizi veya metallerin kaplanması gibi kimyasal reaksiyonları tetiklemek için yeterli olabilmekte.ştüm bu bilimsel çalışmalara rağmen, bu teknolojinin 2 bin yıl önce bilinip kullanıldığına dair yeterli kanıt bulunmamaktadır. Arkeologlar, bu küpün aslında kutsal yazmaları veya organik materyalleri saklamak için basit bir depolama kabı olarak tasarlanmış olabileceğine inanıyor. Ne yazık ki, orijinal küpün 2003 yılındaki Irak işgali sırasında yağmalanması, üzerinde daha detaylı inceleme yapılmasını imkansız hale getirmiştir.
Bağdat Bataryası'nın gizemi: 2.000 yıllık bir pil mi, basit bir aldatmaca mı?
Yaklaşık 2 bin yıllık gizemli bir kil küp üzerine yapılan yeni bir çalışma, “antik batarya” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Bağdat Bataryası isimli bu kalıntı üzerinde yapılan deneyler, elektrik üretiminin mümkün olduğunu gösterse de, bilim dünyası halen temkinli.