Talibana karşı direniş fitilini ateşledi! Yeni lider

Binlerce kişi ülkeden kaçabilmek umudu ile Kabil’deki havalimanına akın ederken, ülkedeki direniş hareketinden flaş bir adım geldi. Taliban’a karşı verdiği mücadele ile hafızalara kazınan ve ‘efsane komutan’ olarak anılan Ahmed Şah Mesud’ın oğlu Amrullah Salih, Taliban’a karşı direnişin fitilini ateşledi.

Cumhurbaşkanı Gani’nin ülkeden kaçması sonrası kendisini geçici Cumhurbaşkanı ilan eden Salih, Kabil’e yaklaşık 160 kilometre uzakta bulunan Pencşir vilayetinde açıklamalarda bulundu. Salih, Taliban’a teslim olmayacağını söyledi ve savaşacağına söz verdi.

‘Beni dinleyen milyonları hayal kırıklığına uğratmayacağım. Taliban ile asla aynı çatının altında olmayacağım. ASLA.’

Bugün ortaya çıkan görüntülerde, Mesud’un ağır silahlı bir maiyet eşliğinde, Sovyet yapımı bir askeri helikopter olan Afgan Hava Kuvvetleri’ne ait Mi-17’ye bindiği görülüyor. Söz konusu bölge, 1990’lardaki iç savaş sırasında uzun süre Taliban’a düşmemesi ile adından söz ettirmişti.

 Afganistan’da Taliban’a karşı ilk isyan başladı ve örgüte ait bayraklar indirildi. Kabil Havalimanı kapısında ABD askerlerine yalvaran Afgan kadınlar, dünyayı ayağa kaldırdı. NATO’dan yeni açıklama var. Kabil sokaklarında kaydedilen bir video ise, Taliban’ın verdiği mesajların aksine gerçek yüzünü gösterdi. İşte son dakika gelişmeler…

Taliban örgütünün yalnızca dokuz günde tüm vilayetleri ele geçirip başkent Kabil’e girmesiyle Afganistan’dan kaçış başlarken, bugün örgüt ilk büyük şokunu yaşadı. Taliban’ın genel af ilan edildiği yönündeik açıklamasına rağmen başkent Kabil’de ellerinde ağır silahlar bulunan militanların birçok kişiyi sokak ortasında gözaltına aldığı görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.

Çatılarda dolaşan militanların da yer aldığı videoda Taliban üyelerinin gözaltına alınanlara silah doğrulttuğu görüldü. Yüzlerce Kabil sakini ise yaşananları endişe dolu bakışlarla izledi.

TALİBAN’A KARŞI İLK GÖSTERİ 

Afganistan’da Taliban’a karşı ilk gösteriler ise, Celalabad kentinde gerçekleşti. Nangarhar vilayetinin merkezi olan şehirde, yüzlerce genç ellerinde Afganistan bayraklarıyla yürüdü.

Ülke bayrağının değiştirilmesine karşı çıkan kalabalığa Taliban militanlarının tepkisi ise ateş açmak oldu ve kalabalığın dağıldığı görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Görgü tanıkları, militanların gösteriyi izleyen gazetecileri de dövdüğünü aktarıyor.

Celalabad’dan gelen diğer görüntülerde ise kent meydanındaki Taliban bayraklarının alkışlarla indirildiği görüldü. Video, kısa sürede sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı.

HAVALİMANINDA SON DURUM 

Kabil Havalimanı içindeki kaotik görüntülerin ardından Salı günü tahliye uçuşları normale döndü, Taliban’dan kaçanları taşıyan uçaklar hem gündüz hem de gece arka arkaya havalandı.

Bir Beyaz Saray yetkilisine göre, Salı günü 13 askeri uçakla Afganistan’dan yaklaşık 1100 Amerikalı tahliye edildi. Yetkili, şu ana kadar 3 bin 200’den fazla ABD vatandaşının ülke dışına çıkarıldığını söyledi.

Ancak Amerikan medyası, Washington yönetiminin Afganistan’da mahsur kalan ABD’lileri güvenliklerini garanti etmeden Kabil Havalimanı’na çağırdığını bildiriyor. Yayınlanan e-posta’da “ABD hükümeti tarafından sağlanan belirsiz sayıda uçuş yakında başlayacak” deniliyor.

Tahliyeler için binlerce askeri Kabil’e gönderen ABD tüm insanlığı utandıran görüntülerin ortaya çıkmasını engelleyemedi, halihazırda 11 bin Amerikan vatandaşı Afganistan’dan çıkarılmayı bekliyor.

Salı günü yüzlerce Afgan Kabil Havalimanı’nın duvarlarına tırmanıp içeri girmeyi denerken, Amerikan Associated Press (AP) Taliban’ın havalimanına ulaşmak isteyenlere ‘güvenli geçiş’ sağlamayı kabul ettiğini aktarıyor. NATO, bugün yaptığı açıklamada kapılarda meydana gelen izdihamda 17 sivilin yaralandığını duyurdu.

‘TALİBAN GELİYOR, İMDAT!’ 

Yerel medya, Kabil düşerken havalimanı kapısında ABD askerlerine yalvaran Afgan kadınların görüntülerini yayınladı. Havalimanına girmek isteyen kadınlar, “Taliban geliyor” diyor.

Yürek burkan videoda turnikelere tutunan kadınların “İmdat” çığlıkları ve ağlama sesleri duyulurken, dünya medyası görüntüleri ‘Cehennemin kapısı’ başlıklarıyla haberleştirdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise, ABD’nin tahliye faaliyetlerinin 31 Ağustos’a kadar sürebileceğini ve net bir takvim belirlenmesi hakkında Taliban’la müzakere yürütüldüğünü söyledi.

Pazartesi günü hareket halindeki kargo uçaklarına tutunup Kabil’den kaçmaya çalışanların görüntüsü, dünya çapında şok etkisi yarattı. ABD Hava Kuvvetleri, askeri kargo uçağının iniş takımlarında insan vücudu parçaları olduğunu doğruladı. Yerel medya, havalimanı pistinde uçaklardan düşüp ölen dört kişinin cesetlerini gösteren yeni video kaydı yayınladı. Tolo News, görüntünün Pazartesi günü kaydedildiğini aktardı.

611cfbbfae298b81482672be

TEZAHÜRATLARLA KARŞILANDI 

Afganistan’da yönetim değiştikten sonra Taliban’ın siyasi lideri Molla Abdulgani Baradar, ülkeye döndü. Katar’ın başkenti Doha’daki barış görüşmelerini yürüten Baradar ve yanındakiler Kandahar’a indi.

Taliban’ın kurucuları arasında yer alan Molla Abdulgani Baradar Kandahar Havalimanı’nda kalabalık bir grup tarafından karşılandı ve yapılan tezahüratlar sosyal medyada paylaşıldı. Bir konvoyla havalimanından ayrıldığı görülen Baradar’ın, ABD birliklerinin geri çekilmesi konusunda aylarca süren müzakereleri yürüttüğü Katar’dan gelişi, önemli bir ana işaret ediyor. Kandahar, 20 yıl önce ABD liderliğindeki bir askeri harekatın başlamasından önce Taliban’ın en önemli üssüydü.

611cfbc8ae298b8147e50b29

İLK KEZ YÜZÜNÜ GÖSTERDİ 

Yıllardır yalnızca sesi duyulan ancak hiçbir zaman kameraların karşısına çıkmayan Taliban sözcüsü Zabibullah Mücahit ise, başkent Kabil’de yeni dönemin ilk basın toplantısını düzenledi.

BBC’den Yelda Hakim, şimdiye kadar yalnızca telefonda sesini duyduğu Taliban sözcüsü Mücahid’in yüzünü ilk kez gördüğünde şok yaşadığını, sözcünün ilk kez bir kadın gazetecinin sorusuna yanıt verdiğini kaydediyor.

Uluslararası medyanın canlı yayınladığı basın toplantısında Mücahid, Taliban’a karşı savaşan herkesi affettiklerini belirtip “Düşmanlıklar sona ermeli. Hiç bir iç ya da dış düşman istemiyoruz. Kabil’de kaos görmek istemiyoruz” diye konuştu. Afganistan’da tüm kesimlerin temsil edildiği bir hükümet kurmaya çalıştıklarını savunan Taliban sözcüsü, “Dini ilkelerimize göre hareket etme hakkımız var. Şeriat kuralları altında kadın haklarına bağlıyız. Bizimle omuz omuza sıkı çalışacaklar. Uluslararası topluma, herhangi bir ayrımcılık olmayacağı konusunda güvence vermek istiyorum” dedi.

Gazetecilerin yabancı güçler için çalışan üstleniciler ve çevirmenleri sorduğunda ise Zabibullah Mücahit, şu yanıtı verdi: “Hiç kimseye intikam hissiyle yaklaşılmayacak… Hiç kimse kapılarını çalıp, kimler için çalıştıklarını sormayacak. Güvende olacaklar. Kimse onları sorgulamayacak ya da kovalamayacak.”

611cfbd666a97c60424def0c

ABD TANIMA İÇİN ACELE ETMEYECEK 

Çin, Rusya ve Pakistan gibi ülkeler tarafından yeşil ışık yakılan Taliban yönetimine karşı ABD’nin nasıl bir tutum alacağı ise şimdilik belirsiz. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan, ABD’nin Taliban’ı meşru yönetim gücü olarak tanıyıp-tanımadığını söylemek için erken olduğunu kaydetti.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise, ‘savaşı kazandığı’ gerekçesiyle Taliban ile görüşmek zorunda kalacaklarını söyledi. Borrell, AB’nin ancak kadın hakları ve temel haklara saygı gösterme taahhüdünü yerine getirmesi koşuluyla Taliban ile işbirliği yapacağını duyurdu.

TALİBAN KAMPANYA YÜRÜTÜYOR 

Peki, resmen evrim geçirdiğini dünyaya ilan eden, değiştiğini söyleyen Taliban ne yapmak istiyor? BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, örgütün Afganistan halkını kazanmak için kampanya yürüttüğünü bildiriyor:

“Taliban, farklı platformlardan yürüttüğü halkla ilişkiler kampanyası üzerinden Afganistan halkı ve uluslararası toplumun kalbini ve aklını kazanmaya çalışıyor. Örgüt, yerel halk, bankalar, işletmeler, yatırımcılar, sivil yabancı çalışanlar, komşu ülkeler ve bölge güçlerine süslü mesajlar verirken, herkes için ‘güvenli ve istikrarlı’ bir ülke yaratmak istediklerine vurgu yapıyor.

Kadınlar ve kız çocuklarının geleceğine dair kaygıların farkında olan örgüt, dün Twitter’dan paylaştıkları ve ‘okula gitmekte olan’ kız çocuklarını gösteren bir resimle kızların eğitimden koparılmayacağı mesajını vermeye çalıştı. Aynı gün paylaştıkları bir başka videoda ise burka takmayan ve başörtüsü ile örtünen kadın doktor ve hemşirelerin çalışmaya devam ettiği görülüyordu.

Örgüt sadece normal yaşamın sürdüğü değil, kendi yönetimi altında bir ilerleme de yaşandığı mesajını vermek istiyor. İnsanların Taliban’ın gelişinden memnun olduğunu iddia ediyor. 13 Ağustos’ta yayımladıkları mesajda da vilayetlerin kolayca ellerine geçmesinin bunun kanıtı olduğunu öne sürmüşlerdi.

Ancak başarmaları esnek ve pragmatik davranmalarına bağlı – ki onların vermeye çalıştıkları imaj da bu. Öte yandan siyasi kazanımlar elde etme çabaları sonucu Taliban daha geniş anlamda radikal hareketin gözünde kolayca meşruiyetini kaybedebilir.”

837 MİLYAR DOLAR ÇÖPE GİTTİ

AP haber ajansı, ABD’nin çekilmeden önce Afganistan’a 20 yıl boyunca 837 milyar dolar para harcadığını ve tüm çabaların bir hafta içinde çöktüğünü bildirdi.

Peştunlar, Tacikler, Hazaralar, Aymaklar (Aimaq), Türkmenler, Özbekler, Kırgızlar ve Beluçilerin de aralarında bulunduğu birçok etnik grubun yaşadığı Afganistan’da, 20 ile 40 arası farklı dil ve lehçe konuşuluyor.

On yıllardır çalkantının dinmediği Afganistan’daki kırılmanın başladığı olay, 1979 yılının son günlerinde başlayan Sovyetler Birliği işgali oldu. ABD’nin direnişçilere destek verdiği 10 yıl süren işgal sırasında çok sayıda ülkeden 100 bini aşkın kişi Afganistan’a giderek Sovyetler Birliği’ne karşı savaştı.

Sovyetlerin 1989’da Afganistan’dan çekilmesinin ardından bu kez iç savaşa savrulan ülkede, Cumhurbaşkanı Muhammed Necibullah’ın 1992’de devrilmesiyle Afgan nüfusunun yarısını oluşturan Peştun grupların Kabil’deki hakimiyeti de sarsıldı.

İç savaş sürerken kurulan Taliban, farklı grupların desteğini aldı ve 27 Eylül 1996’da Kabil’e girerek iktidarı ele geçirdi. Böylece Afganistan’da, ABD liderliğindeki NATO birliklerinin 2001’deki saldırısına kadar devam edecek dönem başlamış oldu.

ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarından Afganistan’da üslenmiş El Kaide ve lideri Usame Bin Ladin’i sorumlu tuttu. Afganistan’ı yöneten Taliban’dan El Kaide üslerini kapatmasını ve liderlerini ABD’ye teslim etmesini istedi. Taliban reddetti.

7 Ekim 2001’de Amerikan ve İngiliz uçaklarının Taliban ve El Kaide hedeflerine hava saldırısıyla Afganistan’da yeni bir savaş başladı. Afganistan’ı bu kez işgal eden ABD’ydi. Washington’ın 20 yıllık savaşı, Taliban’la masaya oturulması ve çekilme kararı alınmasıyla bitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir