Düşük ücret ve mesai isyanı! Tek tek anlattılar…

Dünyada artan tüketim kültürüyle birlikte moda endüstrisi de gün geçtikçe büyüyor. Ancak tekstilde çalışan işçiler bu büyümeden hem refah hem de ücret açısından yeterli payı alamıyor. En büyük sorunlarının zorunlu fazla mesai olduğunu dile getiren işçiler, mesai ücretlerini de eksik almaktan ya da hiç alamamaktan şikayet ediyor. İşçilerin bir diğer derdi ise asgari ücret üzerinden veya daha da az verilen maaşlar…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca 30 Temmuz’da yayınlanan verilere göre, dokuma hazır giyim ve tekstilde 1 milyon 260 bin 188 işçi çalıştığını belirten Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (Teksif) Sendikası Başkanı Nazmi Irgat, “Tekstil ve hazır giyim sektörleri birlikte değerlendirildiğinde yıllık 28 milyar doların üzerinde ihracat hacmi var. Yani tekstil sektörü ülkemizin yıllık sanayi üretiminin ve ihracatının en yüksek yapıldığı sektörlerden biri” dedi.

KAYITDIŞILIK ÜZÜYOR

Birçok sektörde olduğu gibi tekstil sektöründe de kayıtdışı ve sigortasız çalışmayla karşılaşıldığını belirten Irgat, “Özellikle Suriyeli mültecilerin gelmesiyle bu oran biraz daha arttı. Ayrıca mola saatlerinin kanunda emredildiği gibi uygulanmadığı işyerleri de var. Tabii ki bu durum sendikalı işyerleri için geçerli değil. Bu nedenle sendikalılaşma oranı ne kadar yüksek olursa kayıtdışı çalışma, sigortasız ve kanun dışı çalışma halleri bir o kadar düşer” diye konuştu.

6179dbe2ae298b44d77132ec

GEÇ, EKSİK YA DA HİÇ…

İşçilerin en büyük sorununun fazla mesai olduğunu belirten Irgat, “İş Kanunu’na göre haftalık çalışma 45 saati, günlük ise 11 saati geçemez. Fakat tekstildeki en büyük sorun, zorunlu fazla çalışma. İşçiler, fazla çalışmanın gönüllülük esasına bağlı olarak yapılmasını istiyor. Kaldı ki kanunda da ‘gönüllülük esasına’ dayalı yapılması hükmedilmiştir” dedi. Bazı çalışanların mesai ücretlerinin geç veya eksik yattığını da belirten Irgat, kimilerinin ise fazla mesai ücretlerini hiç alamadığı söyledi.

DESTEKLER SÜRMELİ

Pandeminin de işçileri oldukça zorladığını belirten Nazmi Irgat, şunları söyledi:

“Pandemi döneminde işçiler, işverenin başvurusu üzerine devlet desteklerinden yararlanabildi. Hatalı başvuru yapan veya hiç başvuru yapılmayan işyerinde çalışan işçiler bu desteklerden yararlanamayarak ciddi mağduriyetler yaşadı. Devlet desteğinden yararlanan işçiler için de bu dönem çok zor geçti. Çünkü verilen devlet desteği çalışanların aldığı ve hayatını idame ettirmeye çalıştığı ücretin bile çok altında kaldı.”

EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYORLAR

Çalışanların aldıkları ücretlerden bahseden Nazmi Irgat, “Teksif Sendikası’nın toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde çalışan işçiler, yüksek kazanımlar elde ediyor. Fazla mesailerini, tatil günlerinde çalışmalarını kanunda yer alandan yüksek bir şekilde alıyor. Sosyal haklar konusundaki kazanımları da daha yüksek. Ancak sendikalı olmayan işyerlerinde çalışan tekstil işçileri ne yazık ki ‘sefalet ücreti’ altında kalan asgari ücret ile çalışmaya zorlanıyor” dedi.

EMEKLiLiK HAYALiYLE DEVAM

Tekstil işçilerinin de en büyük talebi, emeklerinin karşılığı olarak insan onuruna yaraşır bir ücret almak’ diyen Irgat, şöyle devam etti:

“Tekstil işçisi, sürdürülebilir bir iş ve işyeri talep ediyor. Yani emekliliğine kadar o işyerinde hak ettiği bir ücretle çalışmak istiyor. Ayrıca tekstil emekçileri sendikalı olmak, toplu iş sözleşmesinden ve sözleşmenin kazanımlarından faydalanmak istiyor. Ancak sendikalı olan işçiler bazı işverenler tarafından işlerinden atılmaya devam ediyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir