Dünya’nın en küçük havaalanı

Dünya'nın en küçük havaalanı
Dünya'nın en küçük havaalanı

Havaalanları genellikle devasa ve neredeyse labirent gibi yapılar olmalarıyla tanınıyorlar. Geçilen bütün kapılar ve girilen bütün sıralar bu hissi daha da güçlendiriyor. Üstelik ülkeler de, Dünyanın en büyük havaalanına sahip olmak için yarışıyor ve havaalanlarının büyüklüğü ile övünüyor.

Ancak İngiltere – Coventry’de bunun tam tersi bir durum yaşanıyor ve daha deneysel yeni bir havaalanı kuruluyor. Ne yazık ki bu havaalanı büyüklüğü ile değil, küçüklüğü ile gündemde ve insanlar için olmayacak. Göreceli olarak normal bir havaalanından çok daha küçük bir boyuta sahip olması planlanan bu havaalanı, drone’lar için kuruluyor.

Yeni teknoloji firması Urban-Air Port, Hyundai’den aldığı destek, Birleşik Krallık hükumetinden aldığı 1,2 milyon poundluk hibe ve Future Flight Challenge programı ile bu noktada devreye giriyor.

Dünya’nın en küçük havaalanının asıl amacı, kargo drone’ları ve hava taksileri gibi eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş) hava araçlarının şehrin genel hareket altyapısı ile nasıl birleşebileceğini test etmek olacak. Havaalanının Kasım 2021 tarihinde çalışmaya başlaması bekleniyor.

BK hükumetinin bu projeye yatırım yapma isteğini duyuran Coventry Şehir Meclisi Ulaşım İnovasyonu Yöneticisi Sunil Budhdeo, temel amaçlarının yoğunluğu ve emisyonu azaltmak olduğunu belirtiyor. Ayrıca drone’ların acil durum hizmetlerinde kullanımları konusunda da testler yapılacağını söylüyor.

Budhdeo’nun emisyonlar konusunda endişeli olmasının ise oldukça haklı sebepleri bulunuyor. Özellikle şu anda içinde bulunduğumuz COVID-19 salgını ile beraber sayıları giderek artan kargo ve teslim araçları çevre üzerinde giderek artan negatif bir etki yaratıyor. Teknolojinin gelişimi ve yaşam şekillerinin değişimi ile beraber de evlere ve işyerlerine yapılan teslimlerin daha da artacağı tahmin ediliyor. Daha fazla kargo aracının yolda olması da kaçınılmaz olarak karbon emisyonu tehdidinin varlığının sürmesi anlamına geliyor.

Bu projenin çevresel etkisi de küçümsenecek gibi değil. Eğer ihtiyacı olan kişiler helikopterler yerine drone’lar ile taşınabilirlerse, hem bu olaylar sebebiyle oluşan trafik yoğunlukları hem de diğer hava araçlarının sebep oldukları karbon emisyonu azaltılacaktır. Her ne kadar yolların şu anda göreceli olarak sakin olduğu söylenebilecek olsa da, salgının sona erdiği gelecek tarihlerde yaşanabilecek sorunlardan kaçınılması için bu sistem muazzam bir katkı sağlayacaktır.

Ancak hava temelli hareketliliğin de kendi risklerine sahip olduğunu belirtmekte fayda var. Drone’lar ve diğer hava araçlarının mutlaka çözmesi gereken, birbirleri ve hatta yayalar ile yaşanabilecek kazalardan kesinlikle kaçınılması gibi bariz detaylar bulunuyor. Ancak eğer her şey planlandığı gibi giderse, Urban-Air Port Dünya genelinde emisyon azaltma ve trafik yoğunluğunu azaltma için 200’den fazla alanda yeni kurulumlar yapmayı planlıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*