Dört seçimdir mücadele veren iki cephe son kapışmaya hazırlanıyor: İktidar olanağı, mücadeleyi sertleştirdi

Dört seçimdir mücadele veren iki cephe son kapışmaya hazırlanıyor: İktidar olanağı, mücadeleyi sertleştirdi
Dört seçimdir mücadele veren iki cephe son kapışmaya hazırlanıyor: İktidar olanağı, mücadeleyi sertleştirdi

Erdoğan-Bahçeli ikilisi geçen haftayı muhalefete saldırmakla geçirdi. Muhalefetin de geri adım atmaması mücadelenin büyüyeceğini ve Meclis duvarlarını aşıp daha da yaygınlaşacağını gösteriyor.

Dört seçimdir mücadele veren iki cephe son kapışmaya hazırlanıyor: İktidar olanağı, mücadeleyi sertleştirdi

POLİTİKA SERVİSİ

Cumhur İttifakı’nın aşağıya doğru gidişi siyasette bir dönemin sonuna da işaret ediyor. Yaklaşık dört seçimdir cepheler üzerinden giden siyaset son büyük kapışmaya hazırlanıyor. Taraflar tüm silahlarını cepheye sürmeye başladı. Belediyelerden bakanlıklara, Meclis’ten spor salonlarına kadar her yer mücadele alanı olmuş durumda.

İki cephe arasında mücadele kızıştıkça sözcü pozisyonunda olan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasındaki gerilim de her geçen gün artıyor. Erdoğan tazminat davası açarak rakibini sıkıştırmaya çalışırken, Kılıçdaroğlu, “takip ediliyorum” diyerek üzerine gelineceğinin farkında olduğunun mesajını verdi.

KILIÇDAROĞLU’NA DAVA TEHDİDİ

Ayasofya’daki cuma namazı çıkışında konuşan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davası için “Haddini bilmesi lazım” dedi. Kılıçdaroğlu’na açtığı son tazminat davasıyla ilgili konuşan Erdoğan, “Şu anda Cumhurbaşkanlığı makamında olan bir kişi olarak her şeyden önce eleştiri değil hakaret seviyesine çıkan ifadeleri nedeniyle hukuk içinde bu kişiye gerekli hesap sorulmalıdır. Avukatlarım da şu anda hukuk dairesinde gereken neyse bunun hesabını bu şahsa soruyorlar. Olay budur çünkü edep denilen bir şey var. Bu ülkede cumhurbaşkanı ve makamına nasıl konuşulur nasıl oraya mesajlar verilir bunu öğrenmesi lazım,” dedi.

Erdoğan, Tank-palet fabrikasının Katar’a satılmasının sürekli olarak gündemde kalmasından çok rahatsız oluyor. Bir anlamda yumuşak karın haline gelen benzer bir iki olay daha var. Erdoğan’ın elinde bulundurduğu yargı gücüyle bundan sonra da bu ve benzeri hamlelerle muhalefeti sindirmeye ve bazı alanları korumaya almaya çalışacağı anlaşılıyor.

OKLARIN YÖNÜNÜN FARKINDA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hem Erdoğan ve Bahçeli’nin açıklamaları hem de suikast tartışmalarıyla hedefte olduğunun farkında. Dün katıldığı bir programda açılan tazminat davaları ve suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’dan tehditleriyle susturulmak istediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Eleştiriye tahammül edemeyen bir iktidarla karşı karşıyayız” dedikten sonra kendisiyle ilgili olarak “Ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var. Aynı şekilde genel başkanlık yapacak, bizim söylediklerimizi tekrarlayacak, Türkiye’nin bağımsızlığı, özgürlüğü için mücadele edecek, on binlerce kişi var bu ülkede. Biz her şeye rağmen bildiğimiz, inandığımız yoldan kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” ifadeleriyle yaklaşan tehdidin farkında olduğunu söyledi.

GERİLİM EKSİK OLMAYACAK

Millet İttifakı’nın erken seçim çağrısı bir anlamda meydan okuma oldu. Erdoğan-Bahçeli ortaklığının en son isteyeceği şey böyle bir ortamda seçime gitmek. Pandeminin etkisinin azalmasıyla, ekonominin de dipten yukarıya doğru çıkacağına inanan iktidar ortakları o ana kadar dümeni ellerinde tutmak istiyorlar. Yükseliş trendi başladığında seçime gitmek istiyorlar. Kuşkusuz bu çok yakın bir süre değil. O zamana kadar da muhalefeti farklı yöntemlerle felç edip hareketsiz bırakmak en temel taktik olarak gözüküyor.

Bugüne kadar nispeten dar alanda süren mücadele genişleme, yayılma emareleri gösteriyor. Millet İttifakı’nın bir önceki dönemden farklı olarak iktidara alternatif olması ise mücadeleyi sertleştiren en büyük etken.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*