Dolara etkisi olacak mı? Piyasalarda OMICRON korkusu! Uzman isim...

Dolara etkisi olacak mı? Piyasalarda OMICRON korkusu! Uzman isim…

Omicron adı verilen koronavirüsün yeni türü hızla yayılıyor. Yeni tür piyasayı nasıl etkiledi? Tüm dünya yeni kapanmaların gelebileceği endişesini yaşarken CNN Türk canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Sefer Şener, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Hatırlarsanız 2019 sonunda ilk defa vakalar görüldüğünde piyasalarda çok hızlı bir şekilde dalgalanma yaşanmıştı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, borsalardaki düşüş altının durumu gibi aslında bunu çağrıştırıyor. Yeni bir tür ortaya çıktığı zaman piyasalardaki tedirginlik çok had safhaya çıkıyor. Aslında bu yeni tür çıkmasa dahi son bir, bir buçuk yıllık dönemde özellikle tedarik konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Hatta petrolde de 85 dolarlar görüldü, ABD’nin müdahalesi ile bir nebze gevşemişti. 79 dolarlar seviyesindeydi. Bu tür dalgalanmalar tehditler henüz bitmemişti dünya piyasalarında satın alınıyordu aslına baktığınızda, şimdi Cuma günü özellikle bu yeni varyantın çıkması ile birlikte bu tedirginliklerin yeninden çıktığını gördük.

Yeniden tedarikle ilgili bazı sıkıntılar baş göstermeye, arz kısmı ile ilgili de bazı sıkıntılar olmaya başladı. Yeniden enerji fiyatları tekrardan gündeme gelmeye başladı. Şimdi bu durum beraberinde şunu da getirecektir. Zaten Kuzey yarım kürede kış olması dolayısıyla Avrupa’da bazı kapanmalar yaşanmaya başlamıştı. Hollanda’daki Almanya’daki yoğun bakım doluluk oranlarının artması ile birlikte kapanmalar yeniden gündeme gelmeye başlamıştı. Şimdi bir de üzerine yeni varyant gelince doğal olarak bunun etkisi çok hızlı oldu.

TÜRKİYE AÇISINDAN DA ÇOK ÖNEMLİ

Biliyorsunuz bir korku endeksi var o dahi çarşambadan cumaya çok ciddi oranda artış gösterdi. Piyasalar tedirgin oluyor. Her yeni gelen haber vaka piyasalarda yeniden bir tedirginliğe yol açıyor. Şimdi bunun getirisi önümüzdeki dönemle ilgili; evet Almanya’da, Hollanda’da bazı kapanmalar baş gösteriyor. Bir defa bu hizmet sektöründe, turizm sektöründe ve havacılık sektöründe yeni endişeleri beraberinde getirdi açıkçası. Her sektöre geliyor ama bu tür haberler geldiğinde öncelikli olarak turizm sektörü etkileniyor. Bu yıl içerisinde bizim yaklaşık 22 milyar dolarlık bir turizm gelirine varacağımız da hesaplandığında aslında Türkiye açısında da çok önemli bu yeni varyantın ortaya çıkması. İlk bunun etkilerini biz turizm sektöründe görüyoruz.

Tabi ki tedarikte, arz konusunda sıkıntılar görüyoruz ama arkasından bunu havacılık sektörü izliyor. Arkasından da enerji sektörü izliyor. Onun için Cuma günü bu varyant haberinin ortaya çıkması ile birlikte biz enerji fiyatlarında bir değişiklik gördük ve Avrupa borsaları da yüzde 5’in üzerinde değer kaybetti. Bu durum yeni varyant ortaya çıkacak anlayışı ya da bunun yeni kapanmaları beraberinde getireceği anlayışı özellikle Avrupa’dan ABD’den başlamak üzere hizmet sektörünü de ciddi anlamda etkileyeceğini gösteriyor. Çünkü kapanma olması demek restoranlardan tutun da kafelere kadar her türlü hizmet sektörünün yeniden belli kısıtlamalara tabi olması demek, böyle bir durum oluştuğunda da doğal olarak bütün sektörleri derinden etkileyen bir unsur haline geliyor.

CUMA TÜM DÜNYADA DOLAR ENDEKSİ YÜKSELDİ

Cuma günü itibariyle dolar endeksinde de bir yükseliş yaşandı. Çünkü bu tür durumlarda varyant tehlikesinin olduğu durumlarda özellikle dolar, İsviçre frangı, Japon yeni gibi bu tür krizlerin güvenli limanı olarak bilinen para birimlerinin değeri artıyor. Tabi ki güvenli liman dediğimizde altının da değeri artıyor ama öncelikle dolar endeksinin önümüzdeki dönemde bu varyant devam ederse kapanmalar yeniden gündeme gelirse o zaman doların daha da güçleneceğini göreceğiz.

ABD’de varlık alanlarının azaltılmasına denk gelmesi de çok ilginç bunun yani orada azaltımların hızlandırılması faiz artırımının Aralık ayına çekilmesi dolar endeksini güçlendiriyordu zaten bir de üzerine bu tür kapanma haberleri yeni varyantın daha tehlikeli olacağı haberleri doları güçlendiriyor gördüğümüz kadarıyla. Piyasalarında burada dikkat etmesi gerekiyor çünkü ilk etapta bunun yansıması ihracatında bu kadar artığı bir dönemde yeniden varyantların konuşuluyor olması yeniden kapanmaların konuşuluyor olması açıkçası küresel çapta bütün piyasaların yeniden fiyatlandırılmasını gündeme getirdi. Önümüzdeki dönemde de bunun reel sektöre de etkisi olacak diye düşünüyorum.

DÜNYA GENELİNDE YENİ BİR KRİZE YOL AÇABİLİR Mİ?

Bu aslında 2019’un sonundaki korananın ilk çıktığı durumu da anımsatıyor aslında. Aslında 2019’da Covid 19’un ilk çıktığı duruma benziyor aslında. İnsanların kapalı ortamlarda tutulduğu uçuşların iptal olduğu dönemi hatırlatıyor. Onun için piyasa bunu çok hızlı fiyatladı. Şunu da unutmamak lazım tüm bunlar ortadayken dünya bu krizi yönetmeye alıştı. Ekonomideki davranış türleri yeni normal haline geldi.

DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

Türkiye dış ticaret açısından krizi fırsata çevirebilen ülkeler arasında görülüyor. 10 aylık dönemde 180 milyar dolar aşılmış durumda bu yıl sonunu 220 milyar doların üzerinde tamamlanacağını gösteriyor.

İhracat verilerine baktığımızda hep birim fiyatlarından bahsediyorduk ve birim fiyatlarının düştüğünü söylüyorduk. İhracatta kg birim fiyatı 1.39’a yükseldi. Hem ihracatımız artıyor hem de ihracatımızın biri değeri artıyor. Yani katma değerli ürünlerin değeri arttı. Yüzde 90’lık kısım imalat sanayinden geliyor ve bu çok önemli bir değer. Küresel çapta bir sorun var ancak Türkiye bunu ihracat açısından fırsata çevirmiş durumdadır. Büyük badirelerin atlatıldığı dönemde tüm dünya ülkelerinin mal tedarikinde sıkıntılar yaşandı. Türkiye’nin yurt dışı kaynaklı sorunlardan bazıları yaşanması bu rakamların çok daha üzerini görebileceğiz. İhracattaki büyümeye yansıyor ancak gene de diyoruz ki krizin en önemli ayağı Türkiye’de ihracatın artıyor olması ve cari açığın düşüyor olmasıdır. 2 milyar dolardan 1 milyar 400 milyon dolar seviyesine geldi.

2022’de beklenen 220 milyar dolar seviyesi 2021’de aşılmış olacaktır. İhracat yapan firmaların yoğun gayretlerini ve üretimlerini sekteye uğratmamasını tebrik etmemiz lazım.

YENİDEN DEĞERLEME ORANI

Gelecek yıl için yani 2022 yılı için vergiler resimler harçlar ne kadar artıyor? Örneğin MTV ne kadar artacak? Veriler bunu gösteriyor. Son dönemde yoğun olarak gündeme geldi. Son 10 aylık dönemde Üretici Fiyat Endeksi’ne göre ortalama rakamı gösteriyor ve devlette buna göre vergilere zam yapmış oluyor.

Her ne kadar bu böyle gerçekleşse de geçen sene Cumhurbaşkanı MTV’de vergiyi öne çekti. Aslında 2021 ve 2022’de bu gündeme geliyor. Bunun ana sebebi şu tüm dünyada ÜFE ve TÜFE fiyatları yüzde 19.89 seviyesinde olan manşet enflasyon ile ÜFE arasında makasın açılmasıdır.

Bu şöyle bir şeye yol açıyor. Siz vergilerde yüzde 36’lık bir artışı getirirseniz bu enflasyondaki beklentiler doğal olarak yukarı çıkarıyor. Bunu sayın Cumhurbaşkanı değerlendirecektir. MTV’de geçen yılda olduğu gibi yüz de 50’lik bir geri çekilme olabilecektir.

Diğer vergi resim ve harçlarda da bu oranın alt seviyelere çekilebileceğini düşünüyorum. Ücretlilere TÜFE oranında zam veriyoruz. Ama diğer taraftan ortaya koyacağımız vergilere yüzde 36 yani ÜFE oranında zam yapmış oluyoruz. Bu devletin yüksek enflasyon beklendiği algısını da doğruluyor.

Hem devlet olarak enflasyondaki yükseliş beklentisinin önüne geçmek için hem de diğer taraftan toplumdaki beklentinin önüne geçmek için ben sayın Cumhurbaşkanı tarafından bunun dikkate alınacağını düşünüyorum. Çünkü bu enflasyon algısıyla örtüşmelidir.

ALTIN FİYATLARINDA REKOR GELİR Mİ?

Altın her zaman kriz dönemlerinde güvenli limandır. Krizde mutlak suretle yatırımcılar altını tercih ediyor. Covit-19 ilk çıktığında altının 1800’lü dolarlara çıktığında bunu gördük. Yeni varyant altın fiyatlarına yansıyacaktır. Ancak Fed’in aldığı kararlar ve varlık alımlarının hızlı artırılacağının beklentisi altının yükselmesini sınırlıyor aslında. Dolarla ilgili beklentisini aşağı çekmiş olsa altın çok daha hızlı hareket edecek. Her zaman ve her durumda kriz dönemlerinin olmazsa olmazı altındır.

Altın Türkiye’de iki farklı şekilde değerlendiriliyor. Ons altın ve gram altın meselesi var Türkiye’de gram altın fiyatı, dolardaki volatilite ile alakalı bir durumdur. Bizdeki gram altının yükselmesinin ana nedeni döviz kurlarının yükseliyor olmasıdır. Enflasyon dönemlerinde bizim toplumun tasarruf anlayışı altın ve dövize dönüktür.

Biraz önce de söyledim ABD varlık alımlarını azaltmayı daha da hızlandıracaktır. Fed’den gelen veriler bunu gösteriyor. Yani temmuza kadar sürer dediğimi azaltımlar nisan mayıs gibi bitirilecek gibi gözüküyor. Küresel çapta endeks yukarıya doğru gidiyor.

ABD’de faiz artışları beklentisi haziran ayına çekilmişken şunu görebiliyoruz. Dolar endeksi kuvvetleniyor. Dalgalanmada bunun payı var. Türkiye’deki kurların dalgalanmasının daha iç etmenlere dayalı olduğunu görüyoruz. Yüzde 40-50-60’lık oynaklık iç piyasadaki gelişmelerle alakalıdır. Kurdaki oynaklık yurt dışı kaynaklı olan kısım var ancak yurt içi kaynaklı kısım daha ağırlıklıdır bizde. Önümüzdeki aylarda volatilitenin azalacağını düşünüyorum. Merkez Bankası’nın gideceği alan da sınırlı olmaya başladı tüm bunları birleştirince bu oynaklığın daha az olacağını görebileceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.