Bu ne yaman çelişki

Devlet Tiyatroları’nda onlarca çalışan koronavirüse yakalandı. Tiyatronun acilen durdurulması gerektiğini söyleyen sendika ve dernek yetkilileri, cenaze törenlerinin dahi 30 kişiyle sınırlandırılması örneğinden yola çıkarak Cumhurbaşkanlığı’nın Covid-19 genelgelerine aykırı davrandığını ifade ediyor. Öte yandan Senfoni Orkestrası açılışında da benzer manzaraların görüldüğüne dikkat çekiyor.

Bu ne yaman çelişki

Işıl ÇALIŞKAN

Koronavirüs vakaları önlenemez boyutta. “Evde kalın” uyarıları sürerken çalıştırılmaya mecbur bırakılan Devlet Tiyatroları’nda da onlarca koronavirüs vakası ortaya çıktı, bir oyuncunun ise yoğun bakımda olduğu açıklandı.

Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa’daki temsil ve provalar vakaların ardından müdürlüklerce durdurulurken diğer bölgeler faaliyetlerini sürdürüyor. Dernek ve sendikalar, Devlet Tiyatroları prova ve temsillerini geçici süreyle durdurmaya davet ediyor.

Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği (DETİS) Genel Başkanı Pınar Gün, koronavirüs vakalarında ülkenin Avrupa birincisi, dünyada ise üçüncü olduğunu hatırlatarak bulaş riskinin en yoğun olduğu yerlerden biri olan Devlet Tiyatrosu için temsil ve provaların yetkililer tarafından durdurulmadığını anlatıyor. Bu süre zarfında virüsün çalışanlar arasında hızla yayıldığını belirten Gün, “Şu an yoğun bakımda olan bir çalışanımız, evinde tedavi gören, karantinada olan onlarca çalışanımız var. Sayının artmasından son derece endişe duyuyoruz” ifadelerini kullanıyor.

TİYATRO, DOĞASI GEREĞİ KURALLARA UYGUN DEĞİL

DETİS Genel Başkanı, Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa’daki illerde temsil ve provaların müdürlüklerce durdurulduğunu ancak diğer bölgelerin faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu durumun da kaygıları artırdığını anlatıyor. Gün, “Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile kamuoyuna duyurulan tedbirler kapsamında, açık havada yapılan cenaze törenlerinde dahi 30 kişiden fazla yan yana gelinmesi yasaklanmasına rağmen, kapalı alanda faaliyet gösteren Devlet Tiyatroları’nın oyun saatleri 18.00’e çekilerek temsillerin devamına karar verildi” siteminde bulunuyor. Tiyatronun doğası gereği, gerek sahne üzerinde gerekse sahne gerisinde çalışanların maske, mesafe, hijyen kuralına uymasının mümkün olmadığını söyleyen Gün, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve Sağlık Bakanlığı’na insan yaşamının önemini hatırlatarak prova ve temsilleri geçici süreyle durdurmaya davet ettiklerini ifade ediyor.

Kültür Sanat Sen Genel Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri Ahmet Rıza Evci, “Salgının hızla yayıldığı bu dönemde Cumhurbaşkanlığı’nca yayımlanan yeni önlemler ile salgını kontrol altına almaya çalışırken Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Devlet Tiyatroları, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı koro ve topluluklar ve Devlet Opera ve Balesi yapmış olduğu etkinliklerle salgının yayılmasına hizmet ediyor. Birçok sanat emekçisi bu yanlış uygulanan iş planlamalarından dolayı Covid-19 ile mücadele ediyor” diye konuşuyor.

KENDİ GENELGELERİNE AYKIRI DAVRANIYOR

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) yeni yerleşkesinin CSO’nun yapacağı konserlerle açılış töreninde de benzer manzaralar görüldüğünü anlatan Evci, “Cumhurbaşkanı ve diğer yetkililerin katıldığı açılış töreni, Cumhurbaşkanlığının, Covid-19 ile mücadele kapsamında yayınlamış olduğu bütün genelgelere aykırı” olduğunu söylüyor. Evci, “Cenazelerine katılımını 30 kişiyle sınırlandıran hatta İstiklal Caddesi’nde hangi kaldırımda yürüyeceğimizi belirleyen yönetim, yine prestijden ödün vermemiş ve muhteşem kompleksi ‘muhteşem yöneticilerle’ kendi genelgelerinde belirlediği, toplu etkinlik katılımcı sayısı sınırını da aşarak açılış töreni düzenlemeyi uygun görmüş” diye konuşuyor. Bu açılışı protesto ettiklerini ve olası bir hastalık durumunda vicdani ve hukuki sorumluluğun bu kararı alan yöneticilerde olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca Devlet Tiyatroları’nda da daha fazla zarara yol açmamak adına bu yanlıştan acilen dönülmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

ÖZEL TİYATROLAR DA DESTEKLENMELİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği (İŞTİSAN) Başkanı Selçuk Yüksel ise, “Şehir Tiyatrosu bünyesinde tiyatroları iki hafta önce kapattık. Bu sürecin daha sağlıklı atlatılabilmesi için tiyatroların da kalabalık yerler olduğunu düşünürsek seyirci tarafında ne kadar tedbir alırsak alalım biz arkada sahne üstü ve sahne arkasında çok büyük tehlikeye maruz kalıyoruz” diyor. “Zaten kamu tiyatrolarının kapatılması taraftarıydık” diyen Yüksel, “Devlet Tiyatrosu’nda bugün yaşanan olaylar da gösteriyor ki biz bu konuda haklıyız. Biz bir an önce bu tip kamusal yerlerin kapanmasını ve çalışanlarının bu süreci evlerinde geçirmesini tercih ediyor ve istiyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Yüksel özel tiyatroların mağduriyetine dikkat çekerek sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bir yandan tabii ki biz bunları isterken özel tiyatrolarımızı da göz ardı etmiyoruz. Şu anda birçok kısıtlamalarla resmi olarak kapatılmasa da işleyemez hale geldiler. Bunların da devlet tarafından desteklenmesi gerektiğine de inanıyoruz.”

***

KORONAVİRÜS SKANDALI MECLİS GÜNDEMİNDE

Geçtiğimiz hafta prömiyeri yapılan Karıncalar / Bir Savaş Vardı oyununun oyuncusu, tiyatro sanatçısı Akın Kurt’un prömiyerden bir gün sonra yaptırdığı Covid-19 testinin pozitif çıktığı; Covid-19 testi pozitif çıkan ve karantina sürecindeki Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un oğlu Akın Kurt’un virüsü, oyunu izlemek için Ankara’dan gelen annesinden almış olabileceği iddia edildi.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Karantina sürecinde olan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ile temaslı olduğu bilinmesine rağmen oğlu Akın Kurt’un başrolünü oynadığı oyunun gösterimi neden durdurulmamıştır? Bu, hem çalışanların hem de seyircinin hayatını riske atmak demek değil midir?, “Bir an önce Devlet Tiyatroları’ndaki oyunları ve provaları durdurmak için harekete geçecek misiniz?” diye sordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir